25 Eylül 2011 Pazar

HTML Şablonları

Kendi sitem bayağı sade görünüyordu ve uzun zamandır da değişiklik yapmak istiyordum ancak hiç fırsatım olmamıştı. Malesef ODTÜ php ya da joomla gibi şeyler kullanmanıza izin vermiyor(o kadar kalabalık olunca normal tabii) ve mecburen html tabanlı bir siteniz oluyor. Ben de pek uğraşmak istemediğm için html şablonları aramaya başladım. Ancak bedava şablon aramak da öyle birşey ki, saatlerce siteden siteye geçip hiçbir sonuca ulaşamadan dolanıyorsunuz. Birini beğeniyorsunuz, tam işe koyulacakken daha güzelini görüyorsunuz sonra başkasını. Beğenip indirmeye kalkıyorsunuz ki meğer site sizi sinsice paralı şablonlara yönlendirmiş. Kayıt olun, şöyle edin derken artık en sonunda vazgeçip bırakıyorsunuz.

Ben de hem bir dahaki sefer böyle dolaşmayım hem de herkes faydalansın diye en beğendiğim 3 siteyi buraya ekliyorum:
Şablon Market Türkçe bir kaynak ve içinde Wordpress, PhpBB, ccs, powerpoint şablonları, bütün web siteleri, ikonlar da bulabilirsiniz. Diğer sitelerde de göze hoş gelen, güzel şablonlar mevcut.

Pardus 2011.2 İzlenimleri - 4

Netbookum sürekli açık olduğundan işlemci frekansını ayarlamak, desteklediği değerlere yükseltip düşürmek için cpupowerutils programını kurayım dedim. Kendisi bir KDE programı. "Program ekle veya kaldır"dan aratıp 54KB olduğunu gördüm. Ne güzel.. Sonra yüklemeye kalktığımda çalışması için gereksinim duyduğu ek paketlerle birlikte 128 MB dosya indirmem gerekti!

Demek ki mesele 54KB program yazmakta değilmiş yeğen, mesele az gereksinimli ve düşük boyutlu program yazmaktaymış..

Pardus 2011.2 İzlenimleri - 3

Daha önce kablosuza sorunsuz girebildiğimi söylemiştim ama şimdi tecrübe ettim ki eğer bilgisayar açılırken, kablosuz ağ bağdaştırıcınız kapalı konumda ise Pardus kablosuz ağ kartınız yokmuş gibi davranıyor. Böyle bir durumda şu ana kadar bilgisayarı yeniden başlatmaktan başka çare bulamadım.. Sanırım düzgün cümlelerle aramadığım sürece forumlarda da çare bulamayacağım.

Bir de seçtiğiniz masaüstü görünümü ile yazı tipleri bazen biraz uyumsuz olabiliyor. Siyah arkaplan için yazı rengi koyu gri olarak seçilmiş. Okumak için baya zorlanıyorsunuz. "Sistem ayarları/Çalışma Alanı Görünümü/Masaüstü Teması"ndan istediğiniz renk ayarlarını yapmanız gerekecek.

24 Eylül 2011 Cumartesi

Pardus 2011.2 İzlenimleri - 2

Pardus'u kurdum, güzel süslenmiş. KDE masaüstü zaten Gnome dan sonra pırıl pırıl geliyor ama gerçekten özenilmiş ve güzel bir görünüm oluşturulmuş.

İlk "sorunu" kablosuz ağıma bağlanmak isterken yaşadım. Kurulum sırasında kapalı kalan ağ adaptörünü açıp kapatmam bir işe yaramadı, kablosuz ağları etkinleştiremiyordum. Ama yeniden başlatınca hemen bulup bağlandı, ondan sonra da herhangi bir sorun yaşamadım.
Bu arada kablosuz aç/kapat, ses +/-, ses kapat, ekran parlaklığı gibi temel kısayol tuşları çalışıyor. Onun dışındaki Fn+.. tuşları çalışmıyor ama onlara da pek gerek olmuyor.

Peşinden ekranı kapatınca bilgisayarı uykuya alması ile ilgili bir sürtüşme yaşadım. Israrla bu ayarı değiştirmeme rağmen ısrarla uykuya daldı. Bu sırada updatelerin bir kısmını yükleyip yeniden başlattım ve tadaa.. Neden daha önce Pardus'u kaldırdığımı hatırladım: kapkaranlık bir ekran.. Ekran parlaklığını yükseltmek çare etmiyor. Ama bu sırada ısrarlarım sonuç vermiş, bilgisayarın kapağını kapatınca bilgisayar uyku moduna geçmiyordu. Sonra kör edici ekrandan internette bu sorunla ilgili çözümler aramaya başladım, bu arada kalan güncellemeleri de yüklüyordum. Güç Yönetimi'nden bütün güç profillerindeki bütün "tik"leri kaldırdım. Sonra yeniden başlattım. Güç profillerindeki değişiklikten mi yoksa güncellemelerden mi bilmiyorum ama artık ekran eskisi gibi parlaktı. Sadece ekran parlaklığını düşürdüğünüzde kapağı kapatıp açınca tekrar en parlak hale geliyor. O da yine profillerden ayarlanabilir diye düşünüyorum..

Beni en çok şaşırtansa gcc gibi kütüphanelerin yüklü gelmemesi. Bir de onu yükledikten sonra stdio.h gibi headerları kullanmak için de
sudo pisi it -c system.devel -y
ile ek paketler yüklemek gerekiyor. Onca şey yüklü gelirken bunun gelmemesine bayağı şaşırdım açıkçası.

1 tane esaslı sorun dışında iki tane ufak, çoğu insanın başına gelmeyecek sorun yaşadım. Fakat diğer linux sürümlerinde bile sonradan yüklemeniz gereken MP3/video kodekleri, flash player, java .. hazır geliyor. Kurulumun biraz uzun sürmesinin sebebi de bu sanırım..

Yine de elinize sağlık, güzel olmuş. Kurun ve hemen kullanmaya başlayın..

23 Eylül 2011 Cuma

Pardus 2011.2 İzlenimleri - 1

Uzun bir aradan sonra netbookuma Pardus yüklemeye karar verdim (Win7+Pardus).

Daha önce Ubuntu ve Windows 7 yüklüydü ancak yaptığım denemeler Ubuntu'nun pil yönetiminin Windows'a oranla zayıf olduğunu gösterdi: Ubuntu 5 saat gösterirken Windows 9 saat kalan zamanın olduğunu söylüyordu. O yüzden Ubuntu'yu pek kullanmıyordum.

Şimdi tekrar Pardus kurmaya heveslendim. Daha önceki denemelerimde Atheros kablosuz ağ kartını tanımadığından internete girememiştim ve benim için Pardus kullanmanın pek anlamı olmamıştı. Şimdi Intel ağ kartını tanıyacağından eminim. KDE'ye de alışabilirsem uzun süre kullanmayı düşünüyorum.

Artık kurulumla ilgili izleninlerimi aktarayım.. Pardus kurulum görüntüsünü buradan indirebilirsiniz. Öncelikle USB'den kurulum yapmak istiyorsanız. Unetbootin kullanmayın, ben denedim kurulum başlamadan hata verdi. Çok kişinin de başına gelmiş. Onun yerine Pardus gönüllülerinin hazırladığı iki programdan birini kullanabilirsiniz: USBAktarıcı 2, Unoffical USB Creator. Ben ikincisini denedim ve işletim sistemini sorunsuz kurdum. Sadece biraz uzun sürüyor..

Gerek destek, gerek de programcıların ilgisi eskiye nazaran artmış görünüyor. Depolarda çok sayıda program mevcut. Bunun yanında gönüllü programlar da gerçekten işe yarar ve ilginç.

16 Ocak 2010 Cumartesi

Disk Yedekleme

Ara sıra verilerimi sıkıştırıp yedekliyorum. Bir tane de Windows XP için disk imajım var. Ancak şu an kullandığım Windows 7+Ubuntu sistemi için böyle bir imaj almamıştım.

Önce Norton Ghost'u denedim.. Ancak CD deki program imajı ısrarla CD'ye yazmaya çalışıp başarısız olunca yeni alternatiflere yöneldim. PartImage'la diskin tamamını kopyalayamadım: disk bölümlerini yedeklemek için daha uygun bir program. Windows'a geçtim. Acronis 9 Windows 7 ile uyumsuz çıktı. Paragorn'un Back Up&Restore adlı bedava aracı varmış. Ancak 115 MB indirmeye üşendim.

Sonra açık kaynak bir program arayışına girdim. İlk bulduğum program SelfImage oldu. İnternet sitesine ilk baktığımda pek yararlı olabileceğini düşünmemiştim. Ama programın özelliklerini okuyunca 650Kb'lık bir mucize olduğunu farkettim. Fakat geri yüklemenin nasıl yapılacağını okuduğumda biraz hayal kırıklığına uğradım. bu küçük program için bir açılış disketi oluşturulmamış. Onun yerine 225 MB lık BartPe tabanlı Ultimate Boot CD for Windows'un içine konulmuş. Yani orada biraz tembellik edilmiş. Hem kendi bootable CD'leri birkaç megabaytı da geçmezdi.

Program bütün diski ve tek tek disk bölümlerini yedekleyebildiği gibi Windows altında da Linux disk bölümlerini görüp yedekleyebiliyor.

Beni şaşırtansa kullanılmakta olan bir diskin görüntüsünü alabilmesiydi. Yani Windows'u açıp, programı kullanarak Windows bölümünün görüntüsünü alabiliyorsunuz. Fakat bu sırada başka bir işlem yapmanız zor çünkü program Core2Duo işlemcimin iki çekirdeğini de kullanıyordu.

Programın kullanımı ise çok kolay. Önce dosya mı disk mi yedeklemek istediğinizi belirtiyorsunuz. Sonra sıkıştırma ayarlarını yapıp çıktının nereye kaydedileceğini seçiyorsunuz ve yedeklemeyi başlatıyorsunuz. Ancak Windows 7 de, ve büyük ihtimalle Vista'da, programı yönetici olarak çalıştırmanız gerekiyor.

Çoğu yedekleme programı gibi sıkıştırma seçenekleri sunuyor. Diskteki boş yerleri de yedekleme sırasında göz ardı ediyor. Bu sayede görüntü boyutu küçülüyor. 160 GB'lık diskimin, ki kendisi 149 GB'tır, görüntüsü orta sıkıştırma ile 105 GB oldu. Tabii ki bu diskin içindeki veri miktarına ve verinin cinsine de bağlı.

14 Ocak 2010 Perşembe

Disk Birleştirme

Kime sorarsanız sorun, size disk birleştirmenin (defragmentation) aslında ne kadar gerekli ne kadar faydalı olduğunu söyler. Bilgisayar dergilerinde de sabit diskle ilgili yazılarda disk birleştirme uyarısı hep yapılır.

Ben de sabit diskimin Windows bölümüne bir disk birleştirme yapayım dedim ve ücretsiz, mümkünse açık kaynaklı bir araç aramaya koyuldum. Adı lazım değil bir tane buldum ve disk birleştirme aracını başlattım.

Fakat o anda kafamda bir ampül yandı!.. Çünkü diskin tahmini olarak 1 saatten fazla sürede birleştirileceği belirtiliyordu, ki daha önceki tecrübelerim de bunu doğruluyor.

Şimdi, diyelim ki diski birleştirmeyen tembel ben, günde, olmaz ama hadi mesela, 10 saniye bu yüzden zaman kaybedeyim.. 6 günde 1 dakika eder. 1 saat beklemem için de 360 gün geçmesi gerekiyor o halde..

Yanlış mı??

Üstelik de "Ayda bir yapın" demiyorlar mı bunu?

"Eh, ama o 1 saatte sen de bir yandan işlerini yapıp bir yandan da diski birleştirebilirsin". Hayır efendim!. Bazı araçlarda "acaba ne kadar ilerlemiş" diye ekran koruyucuyu devreden çıkartsan bile durup, eski hale gelmesi birkaç saniyeyi bulsa da, tekrar başlıyor. Hem iyi peki işimi de yapayım o bir saatte.. Ama 1 senede sonra kar etmeye geçeceğim, o da 1 defa disk birleştirirsem yılda!

Zaten en fazla 6 ay sonra formatı atıp, tertemiz bir diske de kavumayacak mıyım?
O halde günde 20 saniye kaybedersem fitleşeceğiz.

Zaten %90 zamanım Ubuntu'da geçiyor. Onda da "diskin dağılması" diye bir durum yok zaten..

Şimdi hayatta birleştirmem ben disk misk...